Olmamanın parçalı öyküsü: “Olmayana Övgü”

Görsel sanatçı ve şair Işık Sungurlar’ın yeni kolaj sergisi Olmayana Övgü, Pinelo Art Gallery’de izleyicilere açıldı. Sanatçı ile kolaj sergisi hakkında konuştuk.

Görsel sanatçı ve şair Işık Sungurlar’ın  “Olmayana Övgü” isimli kolaj sergisi geçtiğimiz günlerde Pinelo Art Gallery’de izleyicilere açıldı. Sergide izleyicileri renkli olduğu kadar düşündürücü eserler bekliyor.

Sanatçı, eski yıllara ait dergi ve ansiklopedilerden ayırdığı parçalarla yeni bir bütün oluşturarak farklı kompozisyonlar yaratıyor. Genel olarak insan anatomisini andıran eserler, Sungurlar’ın “olmamaya” dair bir bakışını resmediyor. Çalışmalarında özellikle kadın figürleri, harita kesitleri, soft renkler ve söz dizimleri dikkat çekerken, kolajlar izleyicileri matbuatın unutulan günlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Yirmibirmart Kolektifi olarak sanatçı Işık Sungurlar ile Olmayana Övgü sergisine dair sohbet ettik.

Fotoğraf: Yirmibirmart

“Kolaja ilk başlama sebebim parasızlıktır”

Ne zamandır kolajla uğraşıyorsunuz ve sizi kolaj yapmak için harekete geçiren şey neydi?

2015’te işten ayrıldığımda resim yapmak istiyordum ancak malzemeleri için yeterli param yoktu. Kâğıt, dergi malzemesi ve yapıştırıcıyla daha maliyetsiz şekilde yapabileceğim kolajı seçtim. Kolaja ilk başlama sebebim parasızlıktır.

“Başka yere ait bir parçayı, kendime özgü bir bütün haline getirmek özgür hissettiriyor”

Kolaj sanatı ile anlamlandırmaya çalıştığınız şey nedir?

Bugüne kadar güzel sanatların birçok alanını deneyimledim: heykel, yağlı boya, el sanatları vb. Ancak kendimi ifade edebildiğim en rahat alan kolaj oldu. Başka yere ait bir parçayı, kendime özgü bir bütün haline getirmek özgür hissettiriyor. Çalışmalarım için 1940’lardan, 50’lerden dergiler topluyorum ve o zamanların ruhunu katmaya çalışıyorum. Geçmişten gelenlerle günümüzü birleştirerek o yıllardaki dergilerin, yazıların, görsellerin ruhu ile ortak bir çalışma ortaya çıkıyor aslında.

Fotoğraf: Yirmibirmart

Eserlerinizin izleyiciye doğrudan mesaj aktaran komplike bir yanı yok. Çalışmalarınızı genel olarak ne üzerine kuruyorsunuz, biraz eserlerinizin oluşumundan bahsedebilir misiniz?

Hem kendim bir izleyici olarak hem de üreten olarak sloganvari işleri sevdiğimi söyleyemem.  İncelediğim bir eserden kendim anlam çıkarmayı daha çok seviyorum, bu yüzden çalışırken de kolajın içinde olanı izleyiciye bırakmak istiyorum. Böylelikle izleyiciyle benim aramda bir diyalog oluşuyor. Direkt bir olguyu açıkça ortaya sermek yerine o olguyu çağrıştıran şeyleri oluşturmaya çalışmak daha önemli. Sanata biraz böyle bakıyorum; bir şey anlatmaktan ziyade karşı tarafın ne anladığı ya da ne anlamadığı daha büyük önem taşıyor. Bu diyalog yolu bana farklı bakış açıları ve fikirler kazandırıyor. Örneğin bazı izleyiciler “burada şunu mu anlatmak istedin?” diyor ve bazen benim göremediğim ya da anlattığımdan farklı bir anlamı çağrıştırdığını fark ediyorum. Görünenin ötesinde bir şey…

Fotoğraf: Yirmibirmart

“Belki de güzel olan ya da olması gereken olmamaktır”

Sergiden bahsedelim. “Olmayana Övgü” nedir?

“Olmak” üzerine çok eğiliyoruz. Hep bir şey olmak, anne olmak, baba olmak, kadın olmak, mutlu olmak… Bize hep bir şeyler yükleniyormuş gibi geliyor bana. Niye biz bunların hepsini olmak zorundayız? Belki de güzel olan ya da olması gereken olmamaktır. Olmamaya dair bir bakış getirmek istedim. Farklı bir olmak da diyebiliriz: hiçbiri ama her şey.

Sergiye gelen izleyicilerle etkileşiminiz nasıl?

Herkesin kendinden bir şey bulduğunu gördüm. Az görünen eserlerin daha çok ilgi çektiğini gözlemledim. Yani benim yaparken daha çok keyif aldığım, daha ön planda tutmak istediğim eserlerin yerine daha az görünür olan eserler izleyicinin ilgisini daha çok çekti. Bu da benim görmediğimi ya da anlattığımı farklı şekilde görmek ve anlamlandırmak oluyor. Kolaj böyle bir etkileşim imkânı veriyor.

Bundan sonraki kolaj çalışmalarınıza nasıl devam etmeyi düşünüyorsunuz? Olmayana Övgü’deki eserlerinize benzer çalışmalar mı yoksa bizi bekleyen daha farklı tarzda çalışmalar var mı?

Farklı çalışmalar olacak. Mesela 2017’deki ilk sergim “Kadın Haller” isimli kolaj sergimdi. Orada daha çok kadın olmanın hallerini vurgulamıştım. Bundan sonraki çalışmalarım Olmayana Övgü’den daha farklı çalışmalar olacak. Hatta kolaj bile olmayabilir…

Fotoğraf: Yirmibirmart

Kolajların hemen hepsine belli metinler, yazılar kullanıyorsunuz. Yazılar ne anlam ifade ediyor?

Hepsi görsellerin tersi yazılar. Görseli desteklemeyen yazılar. Görünenin zıddını yazmayı seviyorum.

Aynı zamanda şiir yazıyorsunuz, uğraştığınız görsel sanatların şiir sanatı ile bir alışverişi var mı? Daha doğrusu, kolajlarınızı hangi disiplinlerden beslenerek çıkartıyorsunuz?

Görsel sanat alanındaki tüm çalışmalarımda felsefeden daha çok yararlandığımı söyleyebilirim. Şiir de mutlaka etkiliyordur ancak bilinçli bir şekilde şiiri kattığımı düşünmüyorum. Kolaja ilk başladığım zamanlarda şiirlerden kolaj çıkartıyordum. Hatta Kadın Haller kolajımda kadın şairlerin şiirlerini ve başlıklarını kullandığım olmuştu.

Anlaşıldığı üzere bunlar gördüklerinizin doğrultusunda çıkan sonuçlar, düşündüğünüzün sonucunda çıkan kolaj var mıdır?

Kolaj, düşünülmüş bir tasarıma, fikre sanırım çok da fazla imkân vermiyor. Çünkü elinizdeki malzeme kısıtlı. Örneğin aklınızda çok fazla fikir var, kullanmak istediğiniz şeyler var ama baktığınızda size karşılık gelen şeyleri bulamıyorsunuz. Ben o anki akışa bırakıyorum diyebilirim. İlk parçayı ben seçiyorum, daha sonra kendisi bana neye ihtiyacı olduğunu anlatıyor ve o doğrultuda parça bulmak için yola koyuluyorum.

Genel olarak kolajlarınızı nerelerden, hangi parçalardan çıkarıyorsunuz?

Dergiler ve ansiklopedilerden çıkarıyorum. Dergilerin geçmişteki var olma hallerini yansıtmak istiyorum ve kendine özgü bir tasarımı, dokusu, yaşanmışlığı olduğunu düşünüyorum.

Son olarak, kolaj alanındaki çalışmalar hakkında ne söylemek istersiniz? Bu alanda eksiklikler görüyor musunuz ya da kolaj sanatı hangi ülke / bölgelerde daha yaygın?

Kolajda çok fazla çalışan yok. Dünyada aslında yer edinmiş kolaj sanatçılarıyla fuarlar yapılıyor ama özellikle Türkiye’de kolaj yeni yeni ilgi çekiyor. Bu konuda eksiklik çok. Kolaj, genele baktığımızda Almanya ve Fransa’da daha yaygın. Özellikle Fransa’da kolaja olan ilgi ve eğilim çok daha fazla diyebilirim. 

Fotoğraf: Yirmibirmart

Işık Sungurlar Hakkında:

1987’de İstanbul’da (Şişli) doğdu. İstanbul Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü’nü (2006) ve Maltepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü’nü bitirdi (2011). FMV Işık Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini “Bir Arketip Olarak Gölge” adlı tez çalışmasıyla tamamladı (2013).  Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi (2021). FMV Işık Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Bilimi Doktora Programı’nı “Bir Sıkıntı Mekânı Olarak Eve İlişkin Fenomenolojik Bir Yaklaşım” adlı tez çalışmasıyla tamamladı (2021).

2017’de “Kadın Haller” adını verdiği ilk kişisel sergisini, 2022’de “Olmayana Övgü” adlı ikinci kişisel sergisini açtı.

2019’da ilk şiir kitabı “Baharda Kış Ağrısı” , 2022’de ise ikinci şiir kitabı “Karşımdaki Sandalye Boş” yayımlandı.