Mayıs ayı için 10 okuma önerisi

Yirmibirmart kültür ve sanat kolektifi olarak siz değerli okurlarımızla Mayıs ayı için on kitap önerisi paylaşmak istiyoruz.

Keyifli okumalar…

Küresel Polis Devleti

William I. Robinson

Kitap Adı: Küresel Polis Devleti

Yazar: William I. Robinson

Çevirmen: Akın Emre Pilgir

Yayınevi: Ayrıntı Yayınları

Baskı: 2022

William I. Robinson, California Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü olup, çalışmaları politik ekonomi, küreselleşme, Latin Amerika ve tarihsel materyalizme odaklanmaktadır. Ayrıca 1980’lerde Nikaragua’da savaş muhabirliği yapmıştır. Birçok kitabın yanı sıra çeşitli dergilerde ve haber sitelerinde akademik yazıların yanı sıra makaleler kaleme almaktadır.
Eşitsizlikler gün geçtikçe artarken, insanlar da “gözden çıkarılabilir” hale gelmeye başladı. Bugünlerde hükümetler, orantısız polis şiddeti ile nüfusun bir kısmını sistematik olarak toplumdan dışlamakta. William I. Robinson, bu kontrolden çıkmış sistemin doğasını ve dinamiklerini ele alırken mücadele etmek için toplumsal bir hareket oluşturmanın gerekliliğinin aciliyetini vurguluyor.
Küresel polis devleti; toplu tutuklamalar, polis şiddeti, ABD tarafından yönetilen savaşlar, göçmenlere ve mültecilere zulüm ve çevre aktivistlerinin baskılanması gibi birçok kontrol yöntemine başvuruyor. Bu artan militarizasyona, gözetime ve toplumdan “öteki” kavramının temizlenmesine karşı çıkmak üzere toplumsal hareketler yükselişte. Ancak bunların birçoğu, sorunun kaynağı olan küresel kapitalizmi ele almaktansa sadece toplumsal adalet kavramına değinmekle kalıyor. Robinson, kapitalizmin ne denli baskılayıcı bir sistem haline geldiğini ortaya koyan dikkat çekici verileri kullanarak; ortaya çıkmakta olan megakentlerin, dışlananların ve ezilenlerin polis devletleriyle yüzleştiği bir savaş alanı haline geldiğini savunuyor.
Karl Marx, hayvani ihtiyaçlarımızın karşılandığı ve insanı ihtiyaçlarımızın ise konuşulabildiği bir dünya hayal ediyordu. Bu gerçekçi bir ihtimal ya da belki de gözlerimizin önünde şekillenen bir alternatif artık. William Robinson’ın da ortaya koyduğu gibi: dar bir bakış açısıyla yönetilen “insan yönünden bol” kentimiz, kendi başına hayatta kalmak üzere terk edildi. Seçim bizlerin elinde. Bundan daha zorlayıcı bir durum olamazdı.
Noam Chomsksy

Bizi Biz Yapan Genler
Bir Tıp Devriminden İnsan Hikâyeleri

Edwin Kirk

Kitap Adı: Bizi Biz Yapan Genler – Bir Tıp Devriminden İnsan Hikayeleri

Yazar: Edwin Kirk

Çevirmen: Çağatay Tarhan

Yayınevi: Metis

Baskı: Nisan 2022

Kalıtımın temel birimi olan genler hepimizin hayatında önemli bir rol oynar; dış görünüşümüzden belli hastalıklara yatkın olup olmamamıza ve hatta mizacımıza kadar pek çok özelliğimizde hatırı sayılır bir etkileri vardır.

Teknolojinin sunduğu imkânlar sayesinde, son yıllarda genetik alanında çarpıcı gelişmeler yaşanıyor. Anne karnında yapılan taramalar birçok genetik bozukluğun teşhis edilmesini sağlıyor ve ebeveynlere seçenekler sunuyor. Araştırmacılar kanserin ve çeşitli hastalıkların genetik altyapılarını temel alan tedaviler üzerinde çalışıyor. Hastalık genlerinin kesilip atılmasını ya da düzenlenmesini içeren yeni yöntemler –her ne kadar şu an emekleme döneminde ve biraz tartışmalı olsa da– daha sağlıklı bir insanlığa giden bir yol vadediyor.

Tıpta böyle bir devrim yaşanırken, genetiğin temel kavram ve mekanizmalarını anlamak giderek daha fazla önem kazanıyor. Gen, genom, kromozom ve DNA nedir? Genetik bozukluk ve hastalıklar nasıl aktarılır? Bunları ve başka hastalıkları “gen tedavisi” aracılığıyla iyileştirmek mümkün mü? Genlerine müdahale edilerek “tasarım bebekler” üretilebilir mi? Bu müdahalelerin ahlaki içerimleri nelerdir?

Hem tıbbi genetikçi hem de genetik patolog olan Edwin Kirk, bu kitapta bir yandan genlerin incelikli işleyişini açıklarken, bir yandan da genetik bozukluk ve hastalıklardan etkilenen insanların dokunaklı hikâyelerini aktarıyor. “İnsan genetiğinin hikâyesi insanların hikâyesidir,” diyen Kirk, bize genetiğin soyut bir araştırma alanı olmanın ötesinde, etten kemikten insanların kaderleri açısından belirleyici olabilen son derece insani bir alan olduğunu gösteriyor.

Anekdotlar
Edebiyat Tarihimizden Anılar Tanıklıklar

Mustafa Alp Dağıstanlı

Kitap Adı: Anekdotlar-Edebiyat Tarihimizden Anılar Tanıklıklar

Yazar: Mustafa Alp Dağıstanlı

Yayınevi: Kolektif Kitap

Baskı: Nisan 2022

Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rifat bir kere öpmek için kimi sıkıştırmıştı?

“Evime canlı giren tavuk kendi kendine ölmeye mahkumdur” diyen yazar kimdi?

Yahya Kemal’in “manen tokat”ını hangi yazar yemişti?

Deniz Gezmişleri savunduğu için Kemal Tahir’i masayı terk edecek kadar kim kızdırmıştı?

Mina Urgan’a Urgan soyadını kim niye vermiş?

“Ben bilmek için yıllarca okudum. Onlarsa bilinmek için okudular” sözü kimindi?

Genç şairlere “Cemal Süreya’nın peşine takılmayın” diyen şair kimdi?

Dost olduğu yılanı besleyen yazar kimdi?

“Bir piyes yazamayacak kadar aptalım” diyen yazarımız kimdi?

Kayseri garında bir köylünün ayağındaki çorabı satın almak isteyen kimdi?

Anekdotlar, hikâye anlatmalarına alışık olduğumuz edebiyatçıları bu sefer hikâyesi anlatılan karakterlere dönüştüren kısa, özlü ve çarpıcı anlatılarla, meraklı okurları yazarlarla daha yakın bağlar kuracakları ilişkiler alemine götürüyor. Kültür tarihimizin yapıtaşlarını oluşturan 115 edebiyatçının yaşamından 608 anekdot…

Sevmek Dedikleri

Margit Schreiner

Kitap Adı: Sevmek Dedikleri

Yazar: Margit Schreiner

Çevirmen: Serap Gülerçin Karluk

Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Baskı: Nisan 2022

“Sonunda öldürürüz annelerimizi çünkü artık yalan söylemek istemeyiz.”

Avusturyalı yazar Margit Schreiner’in “Ayrılık Üçlemesi”nin Türkçede ilk kitabı –Almanca aslında son kitabı– olan Sevmek Dedikleri; birinci tekil anlatıcının yaşamını herkesten fazla şekillendiren seksen üç yaşındaki annesini bakımevine yatırıp onunla vedalaştığı son günlerini dokunaklı bir dille anlattığı uzun “Ölüm” öyküsüyle başlıyor. Anlatıcı ikinci öyküde, insanın sonsuz sevgi hayaliyle yüzleştiği bir “Düğün” kurguluyor; son öyküde, kızını dünyaya getirdiği sancılı “Doğum”un bedeninde ve belleğinde bıraktığı izle, bu kez anne oluşuyla yeni bir başlangıcı betimliyor.

Sevmek Dedikleri, birbirine bağlanan üç öyküden oluşan, doğum ve ölümün, bitimsiz çelişkilerle dolu anne-kız ilişkisinin, sevgi özleminin ve sevginin imkânsızlığının sarmal yapısı üstüne çarpıcı biçimde adaletsiz, iğneleyici, acımasız bir monolog.

“Derler ki insan hayatta ilk nasıl sevildiyse öyle sever. Her yerde okuyabilirsiniz. Bütün ikilem de bununla başlar zaten. Daha doğrusu doğumla.”

“Bazı giriş cümleleri unutulmazdır. (…) Margit Schreiner’in zekice yazılmış metninin çok büyük bir ayrıcalığı var: Tabuları yıkmıyor, şakacı bir üslupla ayağa kaldırıyor.”
Ulrich Weinzierl, Die Literarische Welt

“Schreiner, yurttaşı Thomas Bernhard’ın verip veriştirdiği öfkeli tiratlarından bu yana en kara mizahı yapıyor.”
Melanie Weidemüller, Deutschlandfunk

Belki de Dünyanın Sonundayım

Yavuz Ekinci

Kitap Adı: Belki de Dünyanın Sonundayım

Yazar: Yavuz Ekinci

Yayınevi: Everest Yayınları

Baskı: Nisan 2022

“O gün geldiğinde yalnız olacaksın.”

Seni kim hatırlayacak?
Sözünün yankısı kaç kuşağa ulaşacak?
Zamanın hükmüne ve ölümün mutlaklığına rağmen başardıkların kaç ömür daha yaşayacak?
Kendinden ve sevdiklerinden vazgeçerek kucakladığın zafer, kimin zaferi olacak?
Gücün bedelini ödeyince senden geriye ne kalacak?
Her şey bittiğinde seni kim hatırlayacak?

2005 yılında Haldun Taner Öykü Ödülü’nü,
2007 yılında Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazanan; yapıtlarında geçmişle bugün, gelenekselle modern, mitlerle gerçekler arasında köprüler kuran Yavuz Ekinci, bu kez ne pahasına olursa olsun hayatta iz bırakmak için savaşanların hikâyelerine, babalarla oğulların ve kardeşlerin mücadelelerine odaklanıyor.
Belki de Dünyanın Sonundayım güven ve iktidar ekseninde, insanlık tarihi kadar eski bir sorunun izini sürüyor: Dünyayı dize getiren o zalim, zamanı da yenebilir mi?

Avucumda Rüzgâr Var

İsmail Güzelsoy

Kitap Adı: Avucumda Rüzgâr Var

Yazar: İsmail Güzel Soy

Yayınevi: Doğan Kitap

Baskı: Nisan 2022

“Tanrı müziği yarattı ve sustu.”

Yüzlerce yıl boyunca Platon’un gizemli bir bestesi olduğuna inanıldı ve bazı müzisyenlerin o kayıp eseri bildiği söylentileri kulaktan kulağa yayıldı. Bu eseri bulmaya, onun labirent gibi yapılanmış melodisiyle dinleyenleri büyülemeye çalışan insanların dünyasında geçen Avucumda Rüzgâr Var,
bir yandan da müziğin zaten büyü olduğuna ikna etmeye çalışıyor okurunu. Tahir’in müziği keşfediş yolculuğu, neredeyse egzotik bir haz alarak okunabilecek, tek başına bir macera öyküsü olarak romanın omurgasını oluşturuyor. Bir melodram olarak başlayıp büyülü gerçekçilik ile sürüp bir macera romanı olarak sona eren ve bir saz eseri gibi biçimlendirilmiş bu romanda türler arasında yapılan gezinti aynı zamanda melodik bir seyir izliyor.

Avucumda Rüzgâr Var nağmenin ve insanın ruhuna yolculuk vaat ediyor.

Perinin Ölümü
Bir Başkomiser Perihan Uygur Polisiyesi

Turan Kiremitçi

Kitap Adı: Perinin Ölümü

Yazar: Tuna Kiremitçi

Yayınevi: Doğan Kitap

Baskı: Nisan 2022

Ünlü romancı Nadir Surkultay’ın eski eşi ve çevirmeni Alman vatandaşı Eva Surkultay Balat’taki evinde ölü bulunur. Başta kendi silahıyla intihar ettiği zannedilir. Ancak soruşturma başlayınca Eva’nın öldürüldüğü anlaşılır. Başkomiser Perihan ve yardımcısı Ayla, bu cinayeti araştırırlar. Magazin basınının da ilgi gösterdiği çetrefil soruşturmanın ucu karanlık suç örgütlerine kadar uzanacaktır.

Siyah Divan
(Toplu Şiirler 1998 – 2013)

Metin Kaygalak

Kitap Adı: Siyah Divan – Toplu Şiirler 1998 – 2013

Yazar: Metin Kaygalak

Yayınevi: Everest Yayınları

Baskı: Nisan 2022

“Kaygalak, şiirin tarihinin her şeyden önce dilin ve tekniğin tarihi olduğunu anlamıştır. Bazı şairler böyledir. Yıllarca içten içe dille, tarihle, teknikle yoğrulmuş doğarlar. Kaygalak’ın şiirini ben böyle şaşırarak öğrendim. Sonra da onu izlemeyi sürdürdüm. Kısa sürede tekniğin ve dilin anlayışıyla donandım, zenginleştim.”

İlhan Berk

“Bir noktada tıkanıp kalmış ve ancak çok sonra azar azar, kesik kesik akmaya başlamış bir suyu andırıyor Kaygalak’ın şiiri. Yahya Kemal gibi, Dıranas ve Tanpınar gibi, Cemal Süreya ve Ece Ayhan gibi, Hilmi Yavuz ve İsmet Özel gibi, yapacağı işi en baştan sezen ve çoktan biçimlenmiş olarak doğan bir şiir. Bir koyulaşma, kıvam bulma: Takılıp kaldığı yerin bütün minerallerini, bütün ışıltılı kirini de üstlenmiş bir madde… Bu kilitlenme, ilerleme düşüncesinin tehlikeli aldatıcılığına işaret eden ama olgunlaşmayı da büsbütün yadsımayan bir ‘Karanlık Aydınlanma’ya da işaret ediyor.”

Orhan Koçak

“Kaygalak, Yüzümdeki Kuyu’yu çıkardığında bilerek veya bilmeyerek ilginç yeni bir şiir yatağının yolunu açan iki şairden biri oldu… 1990’larda yazılan şiir önemli bir paradigma değişikliğine yol açmıştı. Varlığı sorunsallaştıran bir şiirdi bu. Kaygalak’ın öncülerinden olduğu bu şiir yatağı, yalnız 1990’larda değil, Cumhuriyet dönemi Türkçe şiirde örneğine az rastlanır özellikler taşıyordu… Oluşturduğu şiir dilinde mükemmeliyeti sınayan bir noktaya varmıştı. Sözcük hazinesindeki şaşırtıcı zenginlik, bu sözcükleri kullanmasındaki özen ve oluşturduğu büyülü, mistik atmosfer şiirinin biricikleşmesinin göstergeleriyle dolu.”

Orhan Kahyaoğlu

Çocukların Rüyaları

Sonja Danowski

Kitap Adı: Çocukların Rüyaları

Yazar: Sonja Danowski

Çevirmen: Feride Kurtulmuş

Yayınevi: Ketebe

Baskı: Nisan 2022

Dünya çocuklarının hayallerine muhteşem renkleri ve şiirleriyle eşlik eden Sonja Danowski;
bizlere hayal gücünü harekete geçiren, sakin ve derin bir resimli kitap sunuyor.

Peki ya sen? Sen bu gece rüyanda ne göreceksin?

LO

Şermin Yaşar

Kitap Adı: Lo

Yazar: Şermin Yaşar

Yayınevi: Doğan Kitap

Baskı: Nisan 2022

Adım Yüksel ama burada herkes bana Lo der. Bu ismi bana Çavuş koydu. Başlangıçta sinir oluyordum ama şimdi hoşuma gidiyor. Bence bir kahraman adı gibi: Lo . Birkaç kez onlara adımın Yüksel olduğunu söylemeyi denedim ama işe yaramadı. “Şuradaki çuvalı kap da gel Lo.” “Benim adım Yüksel.” “Ne diyorsun Lo?” “Adım Lo değil, diyorum.” “Çuvalı getir Lo.” Böyle. Ben diyorum Yüksel, bunlar diyor Lo. Desinler. Ben de seviyorum artık yeni adımı. Annemi, babamı, çadırımızı, çalıştığımız tarlaları, çadırdaki diğer insanları da seviyorum. Sadece Çavuş’la aramız biraz kötü. Çünkü her şey onun yüzünden oldu. Tam okula gidecektim ki karşıma Çavuş çıktı. Hikâyeme o günden başlayacağım….
Edebiyatımızın çok sevilen yazarı Şermin Yaşar, içten anlatımı ve çocuk dünyasını özgün kavrayışıyla çocuk edebiyatında yeni sayfalar açmaya devam ediyor. Lo’yu tanıdığınızda onu çok sevecek, hikâyesini hiç unutmayacaksınız.