İrfan Yalçın’a Mektup

Sayın İrfan Yalçın’a

Sizinle tanışmadık. Yani yüz yüze. Yani elinizi sıkmadım, adım Emrullah demedim, utanmadım u harfinden geriye kalan kısımda. Gülümsemedik, memnun oldum demedik birbirimize. Oysa eski zamanların birinde İstanbul’da, burada, sizi dinlemiş ve sessizce ellerimi ellerime kenetleyerek izlemiştim. Yani sizin haberiniz yok elbette ama ben sizi tanıdım. Kitaplarınızı ve yarattığınız o dünyayı da. Yalnızlıktan karınlarına kramp giren karakterlerinizle aynı acıyı yaşadım. Elimi karnıma götürdüm gayri ihtiyari, elimi ağzıma, elimi aklıma götürdüm. Beyoğlu’nun eski pansiyonlarından birinde yer ayırttım kendime sizin bir kitabınızdan çıktıktan sonra. Kimse kimsenin gözüne bakmadı. Çatal kaşık sesleri yoktu. Bir davanın uğruna yorulmuş bir yorgunluk ve hayatın korkuluklarına tutunup ayakta kalmaya çalışan bir ayak yoktu. Nem, rutubet ve bahar ve yoksulluk ve sır ve dostluk yoktu. Bir yokluğa daha harcadım biriktirdiklerimi ve ayrıldım kaldığım yerden.

Hele o sürgüne gönderilen karakteriniz. Onunla kendimi sürgüne yolladım diyemem sürgün kendimize kalmayacak kadar bir devlet işi. Ama üşüdüm ama aç kaldım ama duvarı izledim onunla. Bir çatlak vardı, büyüdü. Bir şey sızdı içinden diyemem ama sıramı başka bekleyene verdim girdiğim kuyruklarda. Hangi sıra, hangi zaman benim kafamı karıştırdım durdum.

Sonra hem size hem kahramanlarınıza bir kaban diktim. Sizin sahiden bir kabanınız var mı? Rengi siyah mı, yedi düğmeli mi, düğmelerden biri eksik mi? Detaylarla sizi yoruyorsam özür dilerim ama hayalimde bir şeyin eksik kalmasını istemiyorum.

Sizin Ege’nin bir köyünde olduğunuzu öğrendim. Hiç üşümeyin isterim. Yine de o kaban bir türlü çıkmadı üstünüzden. Fakat siz bana bakmayın ne zaman bir damla güneş görseniz bileklerinizi, avuçlarınızı, göz kapaklarınızı güneşe çıkartınız. Ve sizi burada ve sizi tanıdığına memnun ve sizi şiir okur gibi okuyan birinin varlığından haberdar olunuz.

Buradayım efendim binaların ve trafiğin arasında tüm uzaklara düşman ve tüm rüzgarlarla dost, buradayım, sizin varlığınızdan haberdarım.

Emrullah/ Avcılar-İstanbul